Bel Fıtığı (Lomber Disk Hernisi): Nedenleri, Teşhisi, Tedavisi ve Korunma Yolları

 Bel Fitigi Nedir Belirtileri Nedenleri ve Tedavi Yontemleri


Bel fitigi tibbi adıyla lomber disk hernisi omurgayi olusturan kemikler arasinda yastik gorevi goren disklerin hasar gormesi sonucunda ortaya cikan bir saglik sorunudur. Modern cagda hareketsiz yasam ve masa basi calismanin artmasiyla birlikte en sık gorulen norolojik ve ortopedik rahatsizliklardan biri haline gelmistir. Bel fitigi sadece bel agrisi ile sinirli kalmayip bacaklara vuran agri uyusma ve guc kaybi gibi ciddi semptomlara yol acabilir.


Bel Fitiginin Olusum Mekanizmasi


Insan omurgasinda omurlar arasinda yastiklama yapan diskler bulunur. Bu disklerin dis kisminda anulus fibrosus adi verilen sert bir tabaka ic kisminda ise nukleus pulposus adi verilen jelsi yumusak bir madde vardir. Yaslanma travma veya asiri yuk binmesi sonucunda dis tabaka zayiflar veya yirtilir. Ic kideki jelsi madde bu yirtiktan disari dogru sizarak sinir koklerine baski yapar. Bu duruma bel fitigi denir. Sinirlere yapilan bu baski vucudun alt kisimlarinda agri ve duyu kayiplarina neden olur.


Bel Fitigi Belirtileri Nelerdir


Bel fitiginin belirtileri fitigin hangi omur seviyesinde olduguna ve sinire ne kadar baski yaptigina gore degisir. En yaygin belirtiler sunlardir:


Bel bolgesinde baslayan ve bacaklara dogru yayilan siddetli agri. Ayaklarda ve bacaklarda karincalanma veya uyusma hissi. Bacak kaslarinda guc kaybi ve cabuk yorulma. Otururken kalkarken veya egilirken artan agri. Ileri seviye vakalarda idrar ve gaita kontrolunun kaybedilmesi. Cinsel fonksiyon bozukluklari. Yururken dengesizlik ve ayak takilmasi (dusuk ayak).


Bel Fitigina Neden Olan Faktorler


Bel fitigi genellikle tek bir olaydan ziyade uzun sureli yipranmanin sonucudur. Temel nedenler arasinda sunlar yer alir:


Agir Yuk Kaldirma: Yanlis teknikle ve ani hareketlerle agir nesne tasimak diskler uzerindeki baskiyi artirir. Obezite: Asiri kilo omurga uzerine binen yuk miktarini artirarak disklerin daha cabuk deforme olmasina neden olur. Hareketsiz Yasam: Zayif bel ve karin kaslari omurgayi yeterince destekleyemez. Sigara Kullanimi: Sigara disklerin beslenmesini bozar ve iyilesme surecini yavaslatir. Genetik Yatkinlik: Ailesinde bel fitigi oykusu olan kisilerde risk daha yuksektir. Mesleki Faktorler: Uzun sureli oturarak calisma veya surekli titresime maruz kalinan meslekler risk grubundadir.


Bel Fitigi Teshisi Nasil Konur


Bel fitigi teshisinde ilk adim uzman bir doktor tarafindan yapilan fiziksel muayenedir. Doktor hastanin kas gucunu reflekslerini ve his kayiplarini kontrol eder. Kesin teshis ve fitigin derecesini belirlemek icin su goruntuleme yontemlerine basvurulur:


Manyetik Rezonans (MR): Yumusak dokulari ve sinir baskisini en net gosteren yontemdir. Bilgisayarli Tomografi (BT): Kemik yapilarini ve disk kireclenmelerini incelemek icin kullanilir. EMG (Elektromiyografi): Sinirlerdeki hasarin boyutunu ve hangi sinirin etkilendigini olcmek icin yapilir.


Bel Fitigi Tedavi Yontemleri


Bel fitigi teshisi konulan hastalarin buyuk bir cogunlugu cerrahi mudahaleye gerek kalmadan iyilesebilir. Tedavi plani hastaligin evresine gore belirlenir.


Istirahat ve Ilac Tedavisi Atak donemlerinde kisa sureli yatak istirahati onerilir. Agri kesiciler kas gevseticiler ve anti-inflamatuar ilaclar iltihabi ve agriyi azaltmak icin kullanilir.


Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Fizik tedavi bel fitigi yonetiminde kilit rol oynar. Uzman fizyoterapistler esliginde yapilan germe ve guclendirme egzersizleri bel kaslarini kuvvetlendirerek omurgaya binen yuku azaltir. Manuel terapi sicak-soguk uygulamalar ve elektrik akimi tedavileri de sıkca uygulanir.


Enjeksiyon Tedavileri Agri kontrol altina alinamadiginda sinir koku cevresine epidural steroid enjeksiyonlari veya sinir blokajlari yapilabilir. Bu islemler bolgesel iltihabi azaltarak hizli rahatlama saglar.


Cerrahi Mudahale Ameliyat genellikle en son secenek olarak dusunulur. Ancak ilerleyici guc kaybi idrar kacirma veya dayanilmaz agrilar varsa cerrahi kacinilmazdir. Gunumuzde mikrocerrahi yontemleri sayesinde cok kucuk kesilerle fitiklasmis doku temizlenebilmekte ve hastalar kisa surede gunluk hayatlarina donebilmektedir.


Bel Fitigindan Korunma Yollari


Bel fitigina yakalanmamak veya tekrari onlemek icin su onlemler alinmalidir:


Agir nesneler dizleri bukerek ve yuku bacaklara vererek kaldirilmalidir. Ideal vucut agirligi korunmalidir. Otururken bel kavisini destekleyen ergonomik koltuklar tercih edilmelidir. Yuzme yuruyus ve pilates gibi omurgayi destekleyen egzersizler duzenli yapilmalidir. Uzun sure ayni pozisyonda kalinmamali saat basi kisa molalar verilmelidir.


Sonuc


Bel fitigi yasam kalitesini dusuren bir durum olsa da erken teshis ve dogru yasam tarzi degisiklikleri ile basariyla yonetilebilir. Bel agrisi ihmal edilmemesi gereken bir sinyaldir ve kroniklesmeden uzman yardimi alinmalidir.


Bel fıtığı, günümüzde en sık görülen omurga hastalıklarından biridir ve özellikle bel ağrısı şikâyetiyle doktora başvuran hastaların önemli bir kısmında saptanır. Tıbbi adı lomber disk hernisi olan bel fıtığı, omurgayı oluşturan disklerin yapısının bozulması sonucu ortaya çıkar. Tedavi edilmediğinde günlük yaşamı ciddi şekilde kısıtlayabilen bu hastalık, doğru bilgi ve zamanında müdahale ile büyük ölçüde kontrol altına alınabilir. Bu makalede bel fıtığı nedir, nedenleri, belirtileri, tanı yöntemleri, tedavi seçenekleri ve bel fıtığı ile yaşam konuları ayrıntılı şekilde ele alınacaktır.


Bel fıtığı nedir sorusuna yanıt olarak, omurlar arasında yer alan disklerin dış kısmının yırtılarak içteki jel kıvamındaki yapının dışarı taşması durumu olduğu söylenebilir. Diskler, omurgaya esneklik kazandıran ve darbelere karşı koruma sağlayan yapılardır. Bu disklerde oluşan fıtıklaşma, omurilikten çıkan sinir köklerine baskı yaparak ağrı ve nörolojik belirtilere yol açar. Bel fıtığı en sık bel omurgasının alt seviyelerinde görülür.


Bel fıtığı nedenleri oldukça çeşitlidir. En yaygın nedenlerden biri yaşlanmaya bağlı disk dejenerasyonudur. Yaş ilerledikçe disklerin su içeriği azalır ve elastikiyeti bozulur. Yanlış duruş, ağır kaldırma, ani ve ters hareketler bel fıtığı riskini artırır. Uzun süre masa başında çalışmak, hareketsiz yaşam tarzı, obezite ve zayıf bel kasları da önemli risk faktörleri arasında yer alır. Genetik yatkınlık da bel fıtığı gelişiminde rol oynayabilir.


Bel fıtığı belirtileri, fıtığın yerine ve sinir üzerindeki baskının derecesine göre değişiklik gösterir. En sık görülen belirti bel ağrısıdır. Ağrı genellikle kalçaya, bacağa ve ayağa doğru yayılabilir. Bu duruma siyatik ağrısı adı verilir. Bacakta uyuşma, karıncalanma, güçsüzlük ve refleks kaybı görülebilir. Öksürme, hapşırma ve ıkınma sırasında ağrının artması bel fıtığı için tipik bir bulgudur. İleri vakalarda idrar ve dışkı kontrolünde sorunlar ortaya çıkabilir ve bu durum acil müdahale gerektirir.


Bel fıtığı tanısı, hastanın şikâyetleri ve fizik muayene bulguları ile başlar. Doktor, kas gücü, refleksler ve duyu kaybını değerlendirir. Kesin tanı için görüntüleme yöntemleri kullanılır. Manyetik rezonans görüntüleme bel fıtığının tanısında en sık tercih edilen yöntemdir. MR, fıtığın yerini, boyutunu ve sinirler üzerindeki etkisini ayrıntılı şekilde gösterir. Gerekli durumlarda bilgisayarlı tomografi ve elektrofizyolojik testler de yapılabilir.


Bel fıtığı tedavisi, hastalığın şiddetine ve hastanın yaşam kalitesine etkisine göre planlanır. Hastaların büyük bir kısmı cerrahi dışı yöntemlerle iyileşme gösterir. İstirahat, ağrı kesici ve kas gevşetici ilaçlar, fizik tedavi ve egzersiz programları tedavinin temelini oluşturur. Fizik tedavi ile bel ve karın kaslarının güçlendirilmesi, omurganın yükünü azaltır ve ağrıyı hafifletir.


Cerrahi tedavi, genellikle diğer tedavilere rağmen geçmeyen şiddetli ağrı, ilerleyici kas güçsüzlüğü veya ciddi nörolojik kayıp durumlarında gündeme gelir. Bel fıtığı ameliyatları günümüzde mikrocerrahi ve minimal invaziv tekniklerle başarıyla yapılabilmektedir. Ameliyat sonrası iyileşme süresi, kullanılan tekniğe ve hastanın genel durumuna göre değişir.


Bel fıtığı ile yaşam, doğru alışkanlıklar edinildiğinde daha konforlu hale getirilebilir. Doğru duruş, ergonomik çalışma ortamı ve düzenli egzersiz bel fıtığı riskini azaltır. Ağır yük kaldırırken dizleri bükerek yükü vücuda yakın taşımak önemlidir. Fazla kilolardan kurtulmak, bel üzerindeki yükü azaltır. Uzun süre oturmak yerine ara ara hareket etmek omurga sağlığı açısından faydalıdır.


Sonuç olarak bel fıtığı, erken tanı ve uygun tedavi ile büyük ölçüde kontrol altına alınabilen bir hastalıktır. Bilinçli olmak, belirtileri erken fark etmek ve uzman hekim önerilerine uymak tedavi başarısını artırır. Bel sağlığını korumaya yönelik yaşam tarzı değişiklikleri ise bel fıtığının tekrar etme riskini azaltmada önemli bir rol oynar.


Bel Fıtığı (Lomber Disk Hernisi): Nedenleri, Teşhisi, Tedavisi ve Korunma Yolları

Bel fıtığı, tıbbi adıyla "lomber disk hernisi", yetişkin popülasyonda en sık görülen ve şiddetli ağrı ile iş gücü kaybına neden olan önemli bir ortopedik ve nörolojik sağlık sorunudur. Omurganın bel bölgesindeki disklerin yapısının bozularak sinir köklerine baskı yapması sonucu ortaya çıkar. Bu kapsamlı makale, bel fıtığının anatomik temelini, oluşum mekanizmasını, risk faktörlerini, klinik belirtilerini, tanı yöntemlerini, cerrahi ve cerrahi dışı tedavi seçeneklerini ve korunma stratejilerini detaylı bir şekilde inceleyecektir.


Anatomi: Omurga, Disk ve Sinirler

Omurgamız (vertebral kolon), vücut ağırlığını taşıyan, hareket etmemizi sağlayan ve omuriliği koruyan bir yapıdır. Bel bölgemizde 5 adet omur kemiği (lomber vertebra) bulunur. Bu kemikler arasında "intervertebral disk" adı verilen yapılar yer alır. Disk, iki ana bölümden oluşur:


Anulus Fibrozus: Diskin dış kısmını oluşturan, güçlü, halkasal liflerden meydana gelen sert ve dayanıklı bir tabakadır. Amortisör görevi görür ve diskin şeklini korur.


Nükleus Pulpozus: Diskin merkezinde bulunan, jel kıvamında, su oranı yüksek, yastık görevi gören yumuşak bir çekirdektir.


Her iki omur cisminin birleştiği yerde, sağ ve sol tarafta birer delik (foramen intervertebrale) bulunur. Bu deliklerden, omurilikten çıkan spinal sinir kökleri geçer. Bu sinirler bacaklara, kaslara ve idrar kesesi gibi organlara giderek hareket ve duyuyu sağlar.


Bel Fıtığı Nasıl Oluşur?

Bel fıtığı, diskin merkezindeki nükleus pulpozusun, dıştaki anulus fibrozus tabakasını zorlayarak yırtması veya tamamen aşması sonucu oluşur. Bu durumda diskin içeriği omurilik kanalına veya sinir kökünün geçtiği deliğe doğru taşar (herniye olur) ve buradaki sinir yapılarına mekanik baskı yapar. Baskıya ek olarak, herniye olan disk materyalinin kimyasal yapısı da sinir kökünde inflamasyona (yangı) ve ödeme (şişliğe) neden olarak ağrıyı şiddetlendirir.


Oluşum mekanizmasında genellikle ani bir zorlanma (travma) veya uzun süreli yıpranma (dejenerasyon) rol oynar. Yaşla birlikte disklerdeki su oranı azalır, diskler daha sert ve kırılgan hale gelir, bu da fıtıklaşmaya yatkınlığı artırır.


Risk Faktörleri

Bel fıtığı gelişimini kolaylaştıran birçok faktör bulunmaktadır:


Yaş: 30-50 yaş arası en sık görülme dönemidir. Bu yaşlarda diskin su içeriği azalmaya başlar ancak fiziksel aktivite hala yoğundur.


Cinsiyet: Erkeklerde kadınlara göre daha sık görülür.


Fiziksel Aktivite ve Meslek: Ağır fiziksel güç gerektiren işlerde çalışanlar (inşaat işçileri, tersane işçileri), sürekli ağır kaldıranlar, uzun süre oturarak veya ayakta çalışanlar (şoförler, ofis çalışanları) risk altındadır.


Obezite: Vücut ağırlığının fazla olması, omurga ve diskler üzerindeki yükü ve stresi artırır.


Sigara Kullanımı: Sigara, disklerin beslenmesini bozarak dejenerasyonu hızlandırır ve iyileşmeyi geciktirir.


Genetik Yatkınlık: Ailesinde bel fıtığı öyküsü olan bireylerde görülme riski daha yüksektir.


Hareketsiz Yaşam Tarzı: Karın ve sırt kaslarının (kor kasları) zayıf olması, omurgaya binen yükü artırarak disklere zarar verir.


Yanlış Hareketler: Yerden eğilerek ağırlık kaldırmak, ani ve dönme hareketleri yapmak.


Belirti ve Bulgular (Klinik Tablo)

Bel fıtığının belirtileri, fıtığın yerine, büyüklüğüne ve sinir üzerindeki baskının şiddetine göre değişiklik gösterir. Tipik belirtiler şunlardır:


Bel Ağrısı: Genellikle ilk ortaya çıkan semptomdur. Fıtıklaşan diskin kendisinden ve etrafındaki yapıların irritasyonundan kaynaklanır. Hareketle, öksürmekle, ıkınmakla artar.


Bacak Ağrısı (Siyatik): Bel ağrısına eşlik edebilir veya tek başına görülebilir. Kalçadan başlayıp bacağın arka veya yan kısmından topuğa, ayağa kadar yayılan keskin, batıcı, yanıcı bir ağrıdır. Siyatik sinirin bası altında kalmasından kaynaklanır.


Uyuşukluk ve Karıncalanma (Parestezi): Bası altındaki sinirin duyusal liflerinin etkilenmesi sonucu, o sinirin innerve ettiği bölgede (örneğin ayak başparmağı, topuk, bacak yanı) uyuşma, karıncalanma, iğnelenme hissi olur.


Kas Güçsüzlüğü: Motor liflerin etkilenmesi durumunda, ilgili kaslarda kuvvetsizlik ortaya çıkar. Örneğin, ayak bileğini yukarı kaldırmada güçlük (ayak düşüklüğü), parmak ucunda yürüyememe gibi belirtiler görülebilir.


Refleks Kaybı: Diz veya ayak bileği reflekslerinde azalma veya kayıp olabilir.


İdrar ve Büyük Abdest Kaçırma / Yapamama (Cauda Equina Sendromu): Acil cerrahi müdahale gerektiren, çok ciddi bir durumun belirtisidir. Bel fıtığının omurilik kanalını ileri derecede daraltması ve at kuyruğu şeklindeki sinir demetine (cauda equina) baskı yapması sonucu ortaya çıkar. Bacaklarda ilerleyici güçsüzlük, cinsel fonksiyon kaybı ve mesane/barsak kontrolünün kaybı ile karakterizedir. Acil tıbbi müdahale gerektirir.


Tanı Yöntemleri

Bel fıtığı tanısı, detaylı bir hasta öyküsü ve fizik muayene ile başlar. Hekim, ağrının karakterini, yayılımını, nörolojik bulguları (kuvvetsizlik, duyu kaybı, refleks değişiklikleri) değerlendirir. Kesin tanı ve tedavi planlaması için görüntüleme yöntemleri kullanılır:


Manyetik Rezonans Görüntüleme (MRG): Bel fıtığı tanısında altın standart yöntemdir. Yumuşak dokuları (diski, sinir köklerini, omuriliği) son derece detaylı gösterir. Fıtığın yeri, büyüklüğü, hangi sinire baskı yaptığı ve omurilik kanalındaki daralmanın derecesi net olarak görüntülenir.


Bilgisayarlı Tomografi (BT): Özellikle kemik yapıları daha iyi gösterir. MR çekilemeyen hastalarda veya cerrahi planlaması öncesinde tercih edilebilir.


Direkt Röntgen Grafisi: Sadece kemik yapıları (omurlar) gösterir, fıtığı göstermez. Ancak omurga eğriliklerini, kireçlenmeleri veya kaymaları değerlendirmek için kullanılabilir.


EMG (Elektromiyografi): Sinir ve kasların elektriksel aktivitesini ölçen bir testtir. Sinir hasarının varlığını, derecesini ve yerini belirlemeye yardımcı olur. Özellikle ayırıcı tanıda (örneğin periferik nöropati) faydalıdır.


Tedavi Seçenekleri

Bel fıtığı tedavisi, hastanın klinik durumuna göre kişiselleştirilir. Vakaların büyük çoğunluğu (%80-90) cerrahi dışı (konservatif) yöntemlerle iyileşir.


A. Cerrahi Dışı (Konservatif) Tedaviler:

Bu yaklaşımın amacı ağrıyı ve inflamasyonu azaltmak, iyileşme sürecini hızlandırmak ve tekrarlamaları önlemektir.


İstirahat ve Aktivite Modifikasyonu: İlk 48-72 saat kısa süreli yatak istirahati önerilebilir, ancak uzun süreli hareketsizlikten kaçınılmalıdır. Ağrıyı artıran hareketlerden (ağır kaldırma, öne eğilme) kaçınılmalıdır.


İlaç Tedavisi:


Ağrı Kesiciler (Analjezikler) ve Non-Steroid Anti-Inflamatuar İlaçlar (NSAİİ): Ağrı ve inflamasyonu kontrol altına alır.


Kas Gevşeticiler: Şiddetli kas spazmı varlığında kısa süreli kullanılabilir.


Nöropatik Ağrı İlaçları: Gabapentin, pregabalin gibi sinir kökenli ağrıda (yanma, batma) etkili ilaçlardır.


Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon: Tedavinin temel taşıdır. Fizik tedavi uzmanı eşliğinde uygulanan tedaviler şunları içerir:


Ağrıyı azaltmaya yönelik modaliteler (sıcak/soğuk uygulama, elektroterapi, ultrason).


Esneklik, germe egzersizleri.


Kor (Core) kaslarını güçlendirme egzersizleri (karın, sırt, kalça kasları). Bu, omurgaya binen yükü azaltarak en önemli korunma ve tedavi yöntemidir.


Postür (duruş) eğitimi ve günlük yaşam aktivitelerinde doğru hareket tekniklerinin öğretilmesi.


Epidural Steroid Enjeksiyonu: Ağrının çok şiddetli olduğu ve konservatif tedaviye yanıt vermediği seçilmiş hastalarda uygulanır. Steroid (kortizon) içeren ilaç, floroskopi rehberliğinde sinir kökünün etrafına enjekte edilerek inflamasyonu ve ağrıyı hızla azaltmayı amaçlar. Tedavi edici değil, geçici rahatlama sağlayıcı bir yöntemdir.


B. Cerrahi Tedavi:

Bel fıtığı ameliyatları günümüzde daha çok minimal invaziv (kapalı) tekniklerle yapılmaktadır. Cerrahi endikasyonları şunlardır:


Cauda Equina Sendromu (acil ameliyat gerektirir).


İlerleyici kas güçsüzlüğü veya felç gelişmesi.


Şiddetli ağrının 6-12 haftalık yoğun konservatif tedaviye rağmen geçmemesi.


Tekrarlayan ve yaşam kalitesini ciddi şekilde bozan ataklar.


Cerrahi Yöntemler:


Mikrodiskektomi: En sık uygulanan standart cerrahi yöntemdir. Mikroskop veya büyüteç altında, yaklaşık 1-2 cm'lik bir kesiyle yapılır. Fıtıklaşan disk parçası çıkarılarak sinir üzerindeki baskı ortadan kaldırılır. Hastanede kalış süresi kısadır.


Endoskopik Diskektomi: Daha küçük bir kesiden (yaklaşık 1 cm) endoskopik cihazlarla girilerek yapılan daha minimal bir yöntemdir. Doku travması daha az, iyileşme süresi daha hızlıdır. Her fıtık tipine uygun olmayabilir.


Açık Diskektomi ve Füzyon (Kaynatma): Genellikle bel fıtığına ek olarak bel kayması (spondilolistezis) veya instabilite varsa düşünülür. Omurların birbirine kaynatılması işlemidir.


Korunma (Prevensiyon) ve Yaşam Tarzı Değişiklikleri

Bel fıtığından korunmak, oluştuktan sonra tedavi etmekten çok daha kolay ve etkilidir.


Düzenli Egzersiz ve Kor Kaslarını Güçlendirme: Pilates, yoga, yüzme ve özellikle karın-sırt kaslarını hedef alan egzersizler omurgayı bir doğal korse gibi sarar.


Doğru Duruş (Postür): Otururken, ayakta dururken ve yürürken dik durmaya özen gösterilmelidir. Sandalyede otururken bel desteklenmeli, ayaklar yere tam basmalıdır.


Doğru Ağırlık Kaldırma Tekniği: Yerden bir şey kaldırırken asla belden eğilmemek, dizleri bükerek çömelmek ve yükü vücuda yakın tutarak kaldırmak esastır.


İdeal Vücut Ağırlığının Korunması: Fazla kilo, omurga üzerindeki yükü artırır.


Sigaranın Bırakılması.


Ergonomik Düzenlemeler: Uzun süre oturulan ofis ortamında ergonomik sandalye ve masa kullanımı, araç kullanırken koltuğun doğru ayarlanması önemlidir.


Sonuç

Bel fıtığı, doğru tanı ve uygun tedavi ile büyük oranda kontrol altına alınabilen bir hastalıktır. Hastaların büyük kısmı ameliyatsız yöntemlerle iyileşir. Cerrahi, belirli ve net endikasyonlar olduğunda düşünülen bir seçenektir ve modern teknikler sayesinde oldukça güvenli ve başarılı sonuçlar alınmaktadır. Ancak unutulmamalıdır ki, bel fıtığı tedavisinde asıl başarı, nüksü önlemek için yaşam boyu sürdürülecek olan düzenli egzersiz alışkanlığı, doğru postür ve koruyucu önlemlerden geçer. Şikayeti olan bireylerin zaman kaybetmeden fizik tedavi ve rehabilitasyon uzmanı veya beyin ve sinir cerrahisi uzmanına başvurmaları gerekmektedir.


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Evlenecek Gençlerin Desteklenmesi Projesi E-devlet İndirim Kodu Kampanyası Firmalar Listesi Çeyiz

Numara Taşıma E Devlet Onayı Numara Taşıma Hat Aktifleştirme Nasıl Yapılır Bankaya Bildirme

Anjiyo Stent Fiyatları Özel Hastane ve Devlet Hastanesi Güncel Ücretleri 2025 2026 SGK