Uveit Hastaligi Nedir Belirtileri Nedenleri ve Tedavi Yontemleri

 Uveit Hastaligi Nedir Belirtileri Nedenleri ve Tedavi Yontemleri


Uveit gozun orta tabakasini olusturan ve uvea adi verilen dokunun iltihaplanmasi durumudur. Goz sagligini ciddi sekilde tehdit eden bu hastalik tedavi edilmediginde kalici gorme kayiplarina ve korluge yol acabilen ciddi bir tibbi durumdur. Uvea tabakasi iris siliyer cisim ve koroid olmak uzere uc bolumden olusur ve gozun damar acisindan en zengin bolgesidir. Bu nedenle vucuttaki diger sistemik hastaliklarin gozu etkilemesi durumunda ilk olarak uveit tablosu ortaya cikar.


Uveit Tipleri ve Siniflandirilmasi


Uveit iltihabın gozun hangi bolgesinde yogunlastigina bagli olarak dort ana gruba ayrilir:


Anterior Uveit: Gozun on kismindaki iris tabakasinin iltihaplanmasidir. Iritis olarak da bilinir ve en yaygin gorulen uveit turudur. Genellikle aniden baslar ve agri kanlanma ile kendini gosterir.


Intermediate Uveit: Gozun orta kismindaki siliyer cisim ve vitreus adi verilen jelsi sivinin etkilenmesidir. Genellikle her iki gozu de etkiler ve ucusan cisimler gorme ile karakterizedir.


Posterior Uveit: Gozun arka kismindaki koroid ve retina tabakalarinin iltihaplanmasidir. Gorme sinirine yakinligi nedeniyle en tehlikeli turlerden biridir.


Panuveit: Gozun tum tabakalarinin ayni anda iltihaplanmasi durumudur.


Uveit Belirtileri Nelerdir


Uveitin belirtileri hastaligin turune ve siddetine bagli olarak degisiklik gostermekle birlikte genel semptomlar sunlardir:


Gozde belirgin kizariklik ve kanlanma Siddetli goz agrisi Isiga karsi asiri duyarlilik (fotofobi) Gorme keskinliginde azalma ve bulanik gorme Gorme alaninda ucusan siyah noktalar veya lekeler Goz bebeginin kuculmesi veya sekil bozuklugu Gozde sulanma ve yasarma


Uveitin Nedenleri ve Risk Faktorleri


Uveit vakalarinin yaklasik yarısında kesin bir neden bulunamaz ve bu durum idiyopatik uveit olarak adlandirilir. Ancak bilinen nedenler genellikle iki ana baslikta toplanir:


Enfeksiyonlar: Herpes virusu sifiliz tüberküloz toksoplazma ve sitomegalovirus gibi virus bakteri veya parazitler uveite yol acabilir.


Otoimun ve Sistemik Hastaliklar: Vucudun kendi dokularina saldirdigi durumlar uveitin en onemli nedenlerindendir. Behcet hastaligi uveitin Turkiye deki en onemli sebeplerinden biridir. Ayrica ankilozan spondilit sarkoidoz romatoid artrit ve Crohn hastaligi gibi iltihapli hastaliklar gozu etkileyebilir.


Travmalar: Goze gelen darbeler cerrahi mudahaleler veya kimyasal yaniklar sonrasinda uveit gelisebilir.


Teshis ve Muayene Sureci


Uveit teshisi uzman bir goz hekimi tarafindan yapilan detayli muayene ile konur. Biyomikroskobik muayene ile gozun icindeki iltihap hucreleri gozlenir. Goz arkasinin incelenmesi icin goz bebegi damlalarla buyutulur. Gerekli goruldugunde optik koherens tomografi (OCT) veya goz anjiyosu (FFA) gibi ileri goruntuleme yontemlerine basvurulur. Hastaligin altinda yatan sistemik bir neden olup olmadigini anlamak icin kan tahlilleri ve radyolojik tetkikler istenebilir.


Uveit Tedavi Yontemleri


Tedavinin temel amaci iltihabi kontrol altina almak agriyi dindirmek ve kalici doku hasarini onlemektir.


Steroid Tedavisi: Damla merhem tablet veya goz cevresi enjeksiyonlar seklinde uygulanir. Yangiyi hizla azaltmak icin temel tedavi yontemidir.


Goz Bebegi Buyutucu Damlalar: Irisin arkadaki mercege yapismasini onlemek ve agriyi azaltmak amaciyla kullanilir.


Imunsuprasif Ilaclar: Ozellikle Behcet hastaligi gibi sistemik durumlarda veya steroidlerin yetersiz kaldigi kronik vakalarda bagisiklik sistemini baskilayici ilaclar kullanilir.


Antiviral ve Antibiyotik Tedavisi: Eger uveitin nedeni bir enfeksiyon ise dogrudan patojene yonelik tedavi uygulanir.


Cerrahi Mudahale: Uveite bagli gelisen katarakt glokom (goz tansiyonu) veya vitreus kanamasi gibi komplikasyonlarin tedavisinde cerrahi yontemler gerekebilir.


Uveit Ile Yasam ve Dikkat Edilmesi Gerekenler


Uveit tekrarlama egilimi gosteren kronik bir hastaliktir. Bu nedenle hastalarin su hususlara dikkat etmesi hayati onem tasir:


Doktor kontrolleri aksatilmamali ve ilaclar belirtilen dozda duzenli kullanilmalidir. Gozde kizariklik veya agri basladigi an vakit kaybetmeden hekime basvurulmalidir. Tedavi edilmeyen veya gec kalinan uveit katarakt glokom ve kalici gorme kaybi gibi ciddi sonuclara yol acabilir. Stres bagisiklik sistemini etkiledigi icin uveit ataklarini tetikleyebilir; bu nedenle stres yonetimi onemlidir.


Sonuc olarak uveit sadece bir goz hastaligi degil ayni zamanda vucuttaki diger sorunlarin habercisi olabilen kompleks bir durumdur. Erken teshis ve dogru tedavi ile gorme yetisi buyuk oranda korunabilir.


Uveit Hastaliginin Bagisiklik Sistemi ve Behcet Hastaligi Ile Iliskisi


Uveit sadece goz yerlesimli bir problem degil cogu zaman vucudun bagisiklik sisteminin kendi dokularina karsi actigi savasin bir parcasidir. Bagisiklik sisteminin yanlislikla goz dokularini yabanci bir madde gibi algilayip saldirmasi kronik uveit tablolarinin temelini olusturur. Turkiye gibi ipek yolu uzerindeki ulkelerde bu durumun en tipik ve ciddi ornegi Behcet hastaligidir.


Uveit ve Bagisiklik Sistemi Iliskisi


Normal sartlarda bagisiklik sistemi vucudu disaridan gelen virus ve bakteri gibi mikroplara karsi korur. Ancak otoimun durumlarda bagisiklik sistemi kontrol mekanizmasini kaybeder. Gozun uvea tabakasi damar agi bakimindan cok zengin oldugu icin kandaki iltihap hucreleri buraya kolayca ulasir.


Bagisiklik sisteminin asiri aktivasyonu goz icinde sitokin adi verilen maddelerin salgilanmasina neden olur. Bu maddeler goz dokusunda hasar yaratan bir yangi (enflamasyon) baslatir. Eger bu surec dogru ilaclarla baskilanmazsa vucut kendi goz dokusunu tahrip etmeye devam eder. Bu nedenle bagisiklik sistemini duzenleyici (immunomodulatuar) tedaviler uveit yonetiminde kilit rol oynar.


Behcet Hastaligi ve Goz Tutulumu


Behcet hastaligi vucuttaki bircok damari etkileyebilen multisistemik bir vaskulittir yani damar iltihabidir. Goz tutulumu Behcet hastaliginin en onemli ve en cok cekinilen bulgularindan biridir. Behcet hastalarinin yaklasik yuzde yetmisinde goz tutulumu gorulur ve bu durum cogunlukla teshis konulduktan sonraki ilk iki yil icinde ortaya cikar.


Behcet Uveitinin Karakteristik Ozellikleri


Behcet hastaligina bagli uveit diger uveit turlerinden bazi yonleriyle ayrilir:


Ataklar Halinde Seyir: Hastalik aniden baslayan ve sonrasinda yatisan ataklar seklinde ilerler. Her atak goz dokusunda bir miktar kalici hasar birakma riski tasir.


Hipopiyonlu Anterior Uveit: Gozun on kamarasinda iltihap hucrelerinin cokerek beyaz bir seviye olusturmasina hipopiyon denir. Bu Behcet hastaliginda sik rastlanan bir bulgudur.


Panuveit Egilimi: Behcet hastaligi genellikle gozun hem on hem de arka segmentini ayni anda etkileme yani panuveit yapma egilimindedir.


Damar Iltihabi (Vaskulit): Gozun retina tabakasindaki damarlarda iltihaplanma ve tikanikliklara yol acar. Bu durum beslenme bozukluguna ve ani gorme kayiplarina neden olabilir.


Behcet Hastaliginda Tedavi Yaklasimi


Behcet hastaligina bagli uveitlerin tedavisinde sadece goz damlalari yeterli olmaz. Cunku sorun sistemiktir ve tum vucudu ilgilendirir. Tedavi sureci su adimlari icerir:


Sistemik Bagisiklik Baskilayicilar: Azatioprin siklosporin veya metotreksat gibi ilaclar bagisiklik sistemini dizginlemek icin kullanilir. Biyolojik Ajanlar: Klasik tedavilere yanit vermeyen direncli vakalarda tumor nekroz faktor (TNF) blokerleri gibi daha hedefe yonelik biyolojik ilaclar devreye girer. Bu ilaclar gorme kaybini onlemede devrim niteliginde sonuclar saglamistir. Multidisipliner Takip: Behcet hastalarinin sadece goz doktoru degil ayni zamanda bir romatoloji uzmani tarafindan da takip edilmesi hayati onem tasir.


Uveit ve Behcet Hastalarina Oneriler


Hastaliginiz ataklarla seyrediyorsa belirtiler hafif olsa dahi doktorunuza basvurun. Bagisiklik sistemini zayiflatan asiri yorgunluk uykusuzluk ve stresten kacinin. Iltihabi tetikleyebilecek enfeksiyonlara karsi dikkatli olun ve vucut direncinizi yuksek tutun. Ilaclarinizi kendinizi iyi hissettiginiz anlarda dahi doktorunuza danismadan birakmayin.


Üveit, gözün orta tabakası olan üveanın iltihaplanmasıyla ortaya çıkan, tedavi edilmediğinde ciddi görme kayıplarına yol açabilen önemli bir göz hastalığıdır. Üvea; iris, siliyer cisim ve koroid tabakalarından oluşur ve gözün beslenmesinde hayati rol oynar. Üveit hastalığı, tek başına ortaya çıkabileceği gibi sistemik hastalıkların bir belirtisi olarak da gelişebilir. Bu makalede üveit nedir, nedenleri nelerdir, belirtileri, tanı yöntemleri, tedavi seçenekleri ve üveit hastalarının dikkat etmesi gereken noktalar ayrıntılı şekilde ele alınacaktır.


Üveit nedir sorusu, bu hastalıkla ilk kez karşılaşan kişiler için temel bir konudur. Üveit, gözün damar açısından zengin olan üvea tabakasının iltihaplanmasıdır. İltihaplanma gözün hangi bölümünü etkilediğine göre farklı şekillerde sınıflandırılır. Ön üveit, iris ve siliyer cismin ön kısmını etkilerken; orta üveit, vitreus adı verilen göz içi jel yapısını tutar. Arka üveit, retina ve koroid tabakasını etkiler. Tüm göz yapılarının birlikte tutulduğu durumlar ise panüveit olarak adlandırılır.


Üveit nedenleri oldukça çeşitlidir. En sık nedenler arasında bağışıklık sisteminin kendi dokularına saldırdığı otoimmün hastalıklar yer alır. Behçet hastalığı, ankilozan spondilit, romatoid artrit, sarkoidoz ve lupus gibi hastalıklar üveite yol açabilir. Bunun yanı sıra tüberküloz, herpes virüsleri, toksoplazma ve sifiliz gibi enfeksiyonlar da üveit gelişiminde rol oynayabilir. Bazı vakalarda ise tüm araştırmalara rağmen altta yatan neden bulunamaz ve bu durum idiyopatik üveit olarak adlandırılır.


Üveit belirtileri, tutulan göz bölgesine ve hastalığın şiddetine göre değişiklik gösterir. En sık görülen belirtiler arasında gözde kızarıklık, ağrı, ışığa karşı hassasiyet, bulanık görme ve uçuşan cisimler yer alır. Ön üveitte ağrı ve kızarıklık daha belirgin olurken, arka üveitte genellikle ağrı olmadan görme kaybı ve bulanıklık ön plandadır. Üveit belirtileri aniden başlayabileceği gibi yavaş ve sinsi bir şekilde de ilerleyebilir.


Üveit tanısı, detaylı bir göz muayenesi ve yardımcı tetkikler ile konur. Göz hekimi tarafından yapılan biyomikroskop muayenesi, göz dibi incelemesi ve göz içi basınç ölçümü tanıda büyük önem taşır. Gerekli görülen durumlarda göz ultrasonu, optik koherens tomografi ve fundus floresein anjiyografi gibi ileri görüntüleme yöntemleri kullanılabilir. Altta yatan sistemik bir hastalıktan şüpheleniliyorsa kan testleri, akciğer grafisi ve romatolojik değerlendirmeler de yapılabilir.


Üveit tedavisi, hastalığın nedenine, tutulan bölgeye ve şiddetine göre planlanır. Tedavinin temel amacı iltihabı kontrol altına almak, ağrıyı azaltmak ve görme kaybını önlemektir. Ön üveitte genellikle kortikosteroid içeren göz damlaları ve pupilla genişletici ilaçlar kullanılır. Orta ve arka üveitte ise ağızdan veya enjeksiyon yoluyla verilen kortikosteroidler tercih edilebilir. Bazı hastalarda bağışıklık sistemini baskılayan immünsüpresif ilaçlar veya biyolojik ajanlar gerekebilir.


Üveit tedavisinde erken müdahale son derece önemlidir. Tedavi geciktiğinde veya yetersiz kaldığında katarakt, glokom, retina hasarı ve kalıcı görme kaybı gibi ciddi komplikasyonlar gelişebilir. Bu nedenle üveit hastalarının düzenli göz kontrollerini aksatmaması büyük önem taşır. Tedavi süresi hastalığın seyrine göre haftalar, aylar hatta yıllar sürebilir.


Üveit kronik bir hastalık mıdır sorusu sıkça gündeme gelir. Bazı üveit türleri tek bir atakla sınırlı kalırken, bazıları tekrarlayıcı veya kronik seyir gösterebilir. Özellikle altta yatan sistemik bir hastalık varsa üveit atakları tekrar edebilir. Bu durumlarda uzun süreli takip ve koruyucu tedaviler gerekebilir.


Üveit hastaları nelere dikkat etmeli konusu da tedavinin başarısı açısından önemlidir. İlaçlar doktorun önerdiği doz ve sürede kullanılmalıdır. Göz damlaları düzensiz veya erken kesilmemelidir. Enfeksiyon belirtileri, ani görme kaybı veya şiddetli göz ağrısı durumunda derhal doktora başvurulmalıdır. Ayrıca üveit, bazı romatolojik ve bağışıklık sistemi hastalıklarıyla ilişkili olduğu için multidisipliner bir yaklaşım gerekebilir.


Sonuç olarak üveit hastalığı, erken tanı ve doğru tedavi ile kontrol altına alınabilen fakat ihmal edildiğinde ciddi sonuçlar doğurabilen bir göz hastalığıdır. Üveit hakkında bilinçli olmak, belirtileri erken fark etmek ve düzenli doktor kontrollerini sürdürmek görme sağlığının korunmasında hayati rol oynar. Bu nedenle gözde ağrı, kızarıklık veya ani görme değişiklikleri yaşayan kişilerin vakit kaybetmeden bir göz hastalıkları uzmanına başvurması büyük önem taşır.


Üveit: Gözün İçindeki Gizli Yangın - Nedenleri, Tipleri, Teşhis ve Tedavisi

Üveit, gözün orta tabakası olan uveanın (uvea) iltihabını tanımlayan geniş bir terimdir. "Gözün romatizması" olarak da bilinen bu durum, sadece uveayı değil, sıklıkla gözün komşu yapılarını da etkileyebilen, potansiyel olarak görme kaybına yol açabilen ciddi bir göz hastalığıdır. Üveitin karmaşıklığı, çok sayıda alt tipi, altta yatan çeşitli nedenleri ve tedaviye verdiği değişken yanıtından kaynaklanır. Bu makale, üveitin anatomik temellerini, sınıflandırmasını, nedenlerini, klinik bulgularını, teşhis sürecini ve güncel tedavi yaklaşımlarını detaylı bir şekilde ele alacaktır.


Anatomi: Uvea Nedir?


Göz üç ana tabakadan oluşur: en dışta sklera (göz akı), ortada uvea ve en içte retina (ağ tabaka). Uvea, göze rengini veren, kan damarlarından ve pigment hücrelerinden zengin bir dokudur. Üç bölümden meydana gelir:


İris: Gözün renkli kısmıdır. Pupilla (göz bebeği) açıklığını kontrol eder ve göze giren ışık miktarını düzenler.


Koroid: Retina ile sklera arasında yer alan, kan damarlarından oluşan ağsı bir tabakadır. Retinanın dış katmanlarını besler ve oksijenlendirir.


Siliyer Cisim: İris ile koroid arasında bulunur. Göz içi sıvısını (aköz hümör) üretir ve lensin odaklanmasını (akomodasyon) sağlayan kasları içerir.


Bu yapıların herhangi birindeki iltihaplanmaya üveit denir. İltihap, sıklıkla vitreus (gözün içini dolduran jel benzeri madde), retina, optik sinir ve hatta skleraya da yayılabilir.


Üveit'in Sınıflandırılması


Üveit, ana hatlarıyla dört farklı şekilde sınıflandırılır. Bu sınıflandırmalar tanı, tedavi ve prognoz açısından kritik öneme sahiptir.


Anatomik Lokalizasyona Göre:


Ön Üveit (İritis/İridosiklit): En sık görülen formdur. İlginin ve siliyer cismin ön kısmının iltihabıdır. Ağrı, kızarıklık, fotofobi (ışığa hassasiyet) ve bulanık görme ile karakterizedir.


Ara Üveit (Pars Planit): Siliyer cismin arka kısmının (pars plana) ve vitreusun tabanının iltihabıdır. Genellikle ağrısızdır; hastalar sıklıkla uçuşan cisimler (sinek uçuşmaları) ve görmede azalmadan şikayet eder.


Arka Üveit: Koroidin (korioretinit), retinanın (retinit) veya her ikisinin (korioretinit) iltihabıdır. Görme kaybı, görme alanında karanlık noktalar (skotom) ve şekil bozuklukları (metamorflopsi) yapabilir.


Panüveit: Yukarıdaki üç bölgenin tamamının aynı anda iltihaplanmasıdır. En ağır formlardan biridir.


Hastalığın Seyrine Göre:


Akut Üveit: Ani başlangıçlı, sınırlı süreli (genellikle 3 aydan kısa) ataklar şeklinde seyreder.


Kronik Üveit: Yavaş başlangıçlı, 3 aydan uzun süren ve tedavi kesildiğinde sıklıkla tekrarlayan veya devam eden formdur.


Tekrarlayan (Rekürren) Üveit: İyileşme dönemlerinin (remisyon), akut ataklarla kesildiği formdur.


Etiyolojisine (Nedenine) Göre:


Enfeksiyöz Üveit: Bakteri (Tüberküloz, Sifiliz), virüs (Herpes Simpleks, Herpes Zoster, Sitomegalovirüs), parazit (Toksoplazma, Toksokara) veya mantarların neden olduğu üveitlerdir.


Enfeksiyöz Olmayan Üveit: Çoğunlukla otoimmün veya otoinflamatuar mekanizmalarla ortaya çıkar. Altta yatan bir sistemik hastalıkla ilişkili olabilir veya sadece gözle sınırlı (idyopatik) olabilir.


Patolojik Görünüme Göre:


Granülomatöz Üveit: İltihap hücrelerinin nodüller (granülom) oluşturduğu, kronik seyirli formdur. Sıklıkla sarkoidoz veya tüberküloz gibi sistemik hastalıklarla ilişkilidir. Gözde "koyun yağı keratik presipitatlar" ve "iris granülomları" gibi tipik bulguları vardır.


Granülomatöz Olmayan Üveit: Daha yaygın görülen, nodül oluşturmayan, daha akut seyirli formdur.


Üveit ile İlişkili Sistemik Hastalıklar ve Nedenleri


Üveit sıklıkla vücudun başka bir yerindeki bir sorunun belirtisidir. Önemli ilişkili durumlar şunlardır:


Otoimmün ve Otoinflamatuar Hastalıklar:


Ankilozan Spondilit ve HLA-B27 İlişkili Üveit: HLA-B27 pozitifliği olan bireylerde, özellikle akut ön üveit atakları sık görülür. Genellikle tek taraflı, ağrılı ve tekrarlayıcıdır.


Juvenil İdiyopatik Artrit (JİA): Çocukluk çağı üveitlerinin en sık nedeni olup, genellikle kronik ön üveit şeklindedir ve belirgin semptom vermeyebilir (sessiz üveit). Düzenli göz muayenesi hayati önem taşır.


Sarkoidoz: Göz, sarkoidozda en sık tutulan organlardan biridir. Granülomatöz ön, ara veya arka üveit yapabilir.


Behçet Hastalığı: Ağız ve genital ülserlerle seyreden, şiddetli, tekrarlayan panüveit ataklarına ve retina damar iltihabına (vaskülit) neden olabilen sistemik bir hastalıktır.


İnflamatuar Bağırsak Hastalıkları: Ülseratif kolit ve Crohn hastalığı ile ilişkili üveit görülebilir.


Enfeksiyonlar: Tüberküloz, sifiliz, herpes virüs ailesi, toksoplazma gibi enfeksiyonlar doğrudan göz dokusunu enfekte ederek veya bağışıklık sisteminin aşırı tepkisiyle üveyite yol açabilir.


Lens Kaynaklı: Eski bir katarakt ameliyatı sonrası göz içinde kalan lens materyaline karşı gelişen iltihap (fakoanflaktik üveit).


İdyopatik: Tüm detaylı araştırmalara rağmen yaklaşık %30-50 hastada altta yatan bir neden bulunamaz. Buna idyopatik üveit denir.


Üveit Belirti ve Bulguları


Belirtiler, iltihabın lokalizasyonuna ve şiddetine bağlıdır.


Ön Üveit Bulguları: Gözde ağrı, kızarıklık, bulanık veya azalmış görme, fotofobi (ışığa karşı aşırı hassasiyet), göz yaşarması, pupil boyutunda küçülme veya şekil bozukluğu.


Ara ve Arka Üveit Bulguları: Daha az ağrı ve kızarıklık; daha belirgin olarak uçuşan cisimler (siyah noktalar, iplikçikler), görmede azalma, görme alanında gölgeler veya karanlık alanlar, ışık çakmaları, görüntüde şekil bozuklukları (düz çizgileri dalgalı görme).


Teşhis (Tanı) Süreci


Üveit tanısı kapsamlı bir göz muayenesi ile konur, ancak altta yatan nedenin araştırılması multidisipliner bir yaklaşım gerektirir.


Kapsamlı Göz Muayenesi:


Görme Keskinliği Testi


Biyomikroskopi (Slit Lamba Muayenesi): Ön kamara hücre ve flare'ını (protein artışı), keratik presipitatları, iris yapışıklıklarını (sineşi) değerlendirmek için esastır.


Göz Tansiyonu Ölçümü (Tonometri): Üveit veya kullanılan steroid tedavisi göz tansiyonunu yükseltebilir.


Göz Dibi Muayenesi (Oftalmoskopi): Retina, koroid ve optik sinirin değerlendirilmesi için pupilla genişletilerek yapılır.


Görüntüleme Teknikleri:


Optik Koherens Tomografi (OCT): Retina ve koroidin kesitsel görüntüsünü almak, makula ödemini tespit etmek için altın standarttır.


Fundus Floresein Anjiyografi (FFA) ve İndosiyanin Yeşili Anjiyografi (ICG): Retina ve koroid damarlarının durumunu, iltihap odaklarını ve sızıntıları göstermede kritik öneme sahiptir.


Göz Ultrasonu (USG): Göz dibinin görülemediği durumlarda (katarakt, yoğun vitreus kanaması) kullanılır.


Sistemik Değerlendirme ve Laboratuvar Testleri: Hastanın yaşı, etnik kökeni, öyküsü ve muayene bulguları doğrultusunda planlanır. HLA-B27, ANA, RF, anjiyotensin dönüştürücü enzim (ACE), sifiliz ve tüberküloz tarama testleri, akciğer grafisi gibi testler istenebilir. Romatoloji, enfeksiyon hastalıkları, göğüs hastalıkları gibi bölümlerle konsültasyon sıklıkla gereklidir.


Üveit Tedavisi


Tedavinin temel amacı iltihabı hızla kontrol altına almak, komplikasyonları önlemek, görme işlevini korumak ve hastanın hayat kalitesini sürdürmektir. Tedavi, üveitin tipine, şiddetine, nedenine ve hastanın genel durumuna göre kişiselleştirilir.


Medikal (İlaç) Tedavisi:


Kortikosteroidler: Üveit tedavisinin köşe taşıdır. İltihabı hızla baskılarlar.


Topikal (Göz Damlası): Ön üveit için ilk seçenektir. Steroidli damlalar ve sikloplejik-midriyatik damlalar (ağrıyı azaltmak ve sineşi oluşumunu önlemek için) kullanılır.


Perioküler (Göz Çevresi Enjeksiyon): Ara ve arka üveyitlerde etkilidir.


Sistemik (Oral veya İntravenöz): Şiddetli, yaygın veya steroid dirençli üveitlerde kullanılır. Uzun süreli kullanım yan etkileri (katarakt, glokom, kemik erimesi, diyabet vb.) nedeniyle dikkatli takip gerektirir.


İmmünomodülatör ve İmmünsupresif İlaçlar (Hastalık Modifiye Edici Tedaviler): Steroid toksisitesini azaltmak veya steroidlere yanıt vermeyen hastalarda kullanılır. Kronik üveitlerde remisyonu sağlamak ve sürdürmek için esastır. Metotreksat, azatioprin, mikofenolat mofetil, siklosporin, takrolimus gibi ilaçlar bu gruptadır.


Biyolojik Ajanlar: Hedeflenmiş tedavi sağlarlar. Özellikle dirençli vakalarda devrim yaratmışlardır.


TNF-alfa İnhibitörleri: Adalimumab ve infliximab, Behçet hastalığı ve JİA ilişkili üveit dahil birçok üveit formunda etkilidir. Adalimumab, bazı üveit tiplerinde onaylı ilk biyolojik ajandır.


Antienfektif Tedavi: Enfeksiyöz üveitlerde nedene yönelik antibiyotik, antiviral veya antiparaziter tedavi mutlaka uygulanmalıdır.


Cerrahi Tedaviler: İlaç tedavisine cevap vermeyen komplikasyonların varlığında gerekebilir.


Vitrektomi: Şiddetli vitreus opasiteleri, inatçı makula ödemi veya teşhis amaçlı biyopsi için.


Katarakt Cerrahisi: Steroid kaynaklı veya üveitin kendisine bağlı gelişen kataraktların tedavisinde.


Glokom Cerrahisi: İltihaba veya steroidlere bağlı gelişen ve ilaçlarla kontrol edilemeyen göz tansiyonu yüksekliğinde.


Komplikasyonlar ve Önemi


Tedavi edilmeyen veya kontrol altına alınamayan üveit, kalıcı görme kaybına yol açabilen ciddi komplikasyonlara neden olur:


Makula Ödemi: Görme merkezinin (makula) sıvı toplaması, üveyite bağlı görme kaybının en sık nedenidir.


Katarakt: İltihabın kendisine veya uzun süreli steroid kullanımına bağlı gelişir.


Glokom (Göz Tansiyonu Yükselmesi)


Retina ve Optik Sinir Hasarı


Göz Küresinde Büzülme (Fthisis Bulbi): Tekrarlayan şiddetli ataklar sonucu göz fonksiyonunu tamamen kaybedebilir.


Sonuç


Üveit, basit bir "göz iltihabı" değil, multidisipliner yaklaşım gerektiren kompleks bir hastalıklar grubudur. Erken teşhis, hızlı ve agresif tedavi başlangıcı ile düzenli takip, görme prognozunu belirleyen en önemli faktörlerdir. Günümüzde, özellikle immünomodülatör ilaçlar ve biyolojik ajanlarla birlikte, birçok hasta etkin bir şekilde tedavi edilebilmekte ve görme yetileri korunabilmektedir. Üveit şüphesi olan her hastanın, konunun uzmanı bir üveit kliniğine başvurması ve tedavi sürecinde sabırlı ve uyumlu olması son derece önemlidir.


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Evlenecek Gençlerin Desteklenmesi Projesi E-devlet İndirim Kodu Kampanyası Firmalar Listesi Çeyiz

Numara Taşıma E Devlet Onayı Numara Taşıma Hat Aktifleştirme Nasıl Yapılır Bankaya Bildirme

Anjiyo Stent Fiyatları Özel Hastane ve Devlet Hastanesi Güncel Ücretleri 2025 2026 SGK